Medikal estetik denildiğinde çoğu kişi önce şunu soruyor: “Ne yaptırmalıyım?” Biz ise her zaman bambaşka bir noktadan başlıyoruz. Öncelikle şu soruyu soruyoruz: Yüz hangi temelin üzerine inşa edilecek? Çünkü sağlam bir temel olmadan yapılan her estetik işlem, zamanla doğallığını kaybetmeye mahkûmdur.
Medikal Estetik Neden Bazen Doğal, Bazen Yapay Durur?
Bazı yüzlerde küçük dokunuşlar bile son derece doğal görünürken, diğerlerinde en hafif işlemler bile kendini anında belli eder. Aslında bu fark genellikle işlemden ziyade, temelin doğru kurulup kurulmadığından kaynaklanır. Dolayısıyla, biz kliniğimizde bu temeli üç ana sac ayak üzerinden detaylıca değerlendiririz.
Altyapı Kalitesi: Yüzün Taşıyıcı Zemini
Altyapı kalitesi, yüzün iskeletini ve taşıyıcı sistemini ifade etmektedir. Özellikle kemik yapısı, fasya ve bağ dokular bu sağlam zemini oluşturur. Eğer bu altyapı zayıfsa, ne yazık ki şu sorunlar ortaya çıkar:
-
Dolgular yüzde gereksiz bir ağırlık yapar.
-
Ardından yüz aşağı doğru sarkmaya başlar.
-
Sonuç olarak hedeflenen doğallık tamamen kaybolur.
Bu nedenle altyapıyı anlamadan uygulanan işlemler, yüzü kesinlikle gençleştirmez. Sadece hacim vererek yüzü doldurur. Tam da bu noktada hastalarımıza şunu sorarız: Bu yüz neleri taşıyabilir, neleri taşıyamaz?
Kas Dengesi: Yüzün İfadesi
Mimiklerimizi ve yüzün genel ifadesini doğrudan kaslar belirler.
Doğal olarak, kaslar doğru ve uyumlu çalıştığında yüz çok daha dinamik görünür. Ancak işleyişte bazı aksaklıklar olabilir:
-
Bazı kas grupları aşırı çalışıyorsa,
-
Buna karşın bazı kaslar baskılanmışsa,
-
Üstelik yüz sürekli bir stres taşıyorsa; yüz sert, yorgun ve gergin bir ifade alır.
Böyle bir durumda yalnızca dolgu enjekte etmek, yüzdeki mevcut gerginliği daha da artırabilir. Kısacası, kas dengesini dikkate almadan yapılan estetik dokunuşlar, yüzün o doğal ifadesini ciddi şekilde bozar. İşte burada şuna dikkatlice bakarız: Yüz şu an hangi ifadeyi taşıyor ve ileride hangisini taşıyamaz?
Cilt Kalitesi: Görünen Ama Tek Başına Yeterli Olmayan Katman
Cilt, estetiğin tartışmasız en görünür kısmıdır.
Fakat tek başına estetiği kurtarmaya asla yetmez. Nitekim cilt kalitesi bozulduğunda şu durumlar yaşanır:
-
Cilt yüzeyindeki ışık yansıması belirgin şekilde azalır.
-
Bununla birlikte yüz mat ve cansız bir görünüme bürünür.
-
Ayrıca yapılan estetik işlemler çok daha belirgin (yapay) hâle gelir.
Bu sebeplerden dolayı nem, doku kalitesi ve canlılık her zaman birlikte değerlendirilmelidir. Fakat şu gerçeğin altını önemle çizelim: Sadece ciltle uğraşmak, estetik sonucu kalıcı hâle getirmeyecektir.
Bu Sac Ayaklar Neden Birlikte Ele Alınmalı?
Bahsedilen bu üç ayaktan herhangi biri eksikse, o hassas denge anında bozulur. Örneğin durumu şu şekilde özetleyebiliriz:
-
Altyapı zayıfsa, yapılan dolgu yüzü ağırlaştırır.
-
Öte yandan kas dengesi bozuksa, botoks yüzü donuklaştırıp ifadesizleştirir.
-
Son olarak cilt kalitesi düşükse, hiçbir işlem yüzde doğal durmaz.
Tüm bu nedenlerle medikal estetik, tek parça işlemlerden ibaret değildir. Aksine, tamamen bir denge sürecidir.
Altın Oran Bizim İçin Ne Anlama Gelir?
Genel kanının aksine altın oran sadece basit bir ölçü birimi değildir. Bizim açımızdan bu kavram tamamen bir uyum meselesidir. Bahsi geçen bu uyumu şu faktörlere göre titizlikle değerlendiririz:
-
Yüzün anatomik yapısına,
-
Kasların benzersiz çalışma şekline,
-
Ve tabii ki cildin genel taşıma kapasitesine.
Buradaki temel amaç yüzü bambaşka birine dönüştürmek değildir. Asıl hedef, mevcut yüzü en ideal dengeye getirmektir.
Biz Medikal Estetiğe Nasıl Yaklaşıyoruz?
Kliniğimizde estetiği hiçbir zaman tek bir işlem olarak görmeyiz. Bunun yerine, yüzü ayrılmaz bir bütün olarak ele alırız. Uygulama sürecinde şu adımları izleriz:
-
İlk olarak altyapıyı derinlemesine değerlendiririz.
-
Daha sonra kas dengesini dikkatlice inceleriz.
-
En son aşamada ise cilt kalitesini ele alarak planı tamamlarız.
Unutulmamalıdır ki, bu sıralama değiştiğinde elde edilen sonuçlar da dramatik şekilde değişir.
Sonuç
Toparlamak gerekirse, medikal estetikte gerçek başarı belli başlı kriterlere bağlıdır. Bunlar; altyapı kalitesi, kas dengesi ve cilt kalitesi olarak sıralanabilir. Zira bu üç sac ayağının birlikte ve son derece dengeli şekilde ele alınmasıyla kusursuz sonuçlar sağlanır. Nihayetinde bu ideal denge kurulduğunda:
-
Yüz son derece doğal görünür.
-
Ayrıca yapılan estetik işlemler dışarıdan belli olmaz.
-
En önemlisi, kişi aynaya baktığında kendini çok daha iyi hisseder.
Çünkü doğru ve planlı estetik, sadece yüzü değil; içsel ve dışsal o mükemmel dengeyi ortaya çıkarır.


