Ankara’da Crohn Hastalığı Tedavisi
Crohn hastalığı; ağızdan makata kadar tüm sindirim sistemini etkileyebilen, ishal ve şiddetli karın kramplarıyla hayat kalitenizi düşüren otoimmün bir süreçtir. Bu hastalık, bağışıklık sisteminizin nedensiz bir saldırısı değil; bedensel, zihinsel ve biyokimyasal stres yüklerinizin tolere edilebilir eşiği aşmasının bir sonucudur. Dr. Bilgehan Biçer kliniğinde, hastalığı sadece bağışıklığı baskılayan ilaçlarla susturmak yerine, regülasyon tıbbı ile bağırsaklarınızı içeriden onarıyor ve kalıcı bir iyilik halini hedefleniyoruz.
Bağışıklık Sisteminizi Baskılamıyor, Yeniden Programlıyoruz
Amacımız ilaçlar kesildiğinde tekrarlayan semptom döngüsünü kırmak; hastalığı tetikleyen toksinleri, flora bozukluklarını ve "bozucu alanları" ortadan kaldırarak otoimmün süreci durdurmaktır.
Otoimmünite ve Stres Eşiği
Bağışıklık sisteminin kendi bağırsak dokusuna saldırması; yanlış beslenme, toksinler ve çözülemeyen mental travmaların yarattığı toplam stres yükünün bir patlamasıdır.
Regülasyon ve Nöralterapi
Nöralterapi ile bozulan sinirsel işletim sistemi onarılır, bağırsakların kanlanması artırılarak enflamasyon (iltihap) doğal yollarla azaltılır.
Kişiye Özel Detoks ve Beslenme
Ezbere takviyeler yerine, yapılan analizler sonucunda vücudunuzun tam olarak ihtiyaç duyduğu probiyotik, mikrobesin ve detoks programı uygulanır.
Tedavi Yolculuğunuz Nasıl İlerleyecek?
1.ADIM
Kapsamlı Stres ve Toksin Analizi
Biyoinformatif yöntemlerle vücudunuzun alerjen, ağır metal ve flora haritası detaylı bir şekilde çıkarılır.
2.ADIM
Nöralterapi ve Rektal Ozon
Bağırsak astarındaki iltihabı azaltmak ve otoimmün yanıtı sakinleştirmek için nöralterapi ve rektal ozon tedavileri kombine edilir.
3.ADIM
Kişiye Özel Beslenme ve Detoks
Saptanan besin duyarlılıklarına göre özel bir diyet planlanır; toksinler (ağır metal vb.) için ağızdan veya damardan detoks (şelasyon) programı başlatılır.
4.ADIM
Mental Regülasyon
Hastalığın kökenindeki çözülememiş psikososyal travmalar; Psikokinezyoloji, Bach Çiçekleri ve Akupunktur ile hücresel düzeyde deşarj edilir.
İçindekiler
Crohn Hastalığı Nedir?
Crohn hastalığı ishal başta olmak üzere mide krampları, karın ağrısı şeklinde kendini gösteren genellikle ince ve kalın bağırsaklarda görülmekle birlikte rahatsızlık sindirim sisteminde ağızdan makata kadar olan pek çok bölgede etkili olabilen oto immün bir bağırsak hastalığıdır. Ülseratif kolitten farkı daha çok ince bağırsağı tutması ve bağırsak astarında kanamalı yaralara yol açmamasıdır. Bu yüzden kanlı ishal pek görülmez. Oluşum mekanizmaları ve tedavi planları açısından iki hastalık oldukça benzerdir.
Neden Olur?
Klasik tıp açısından bakıldığında Crohn hastalığının nedeni tam olarak bilinmese de oluşumunu genetik ve çevresel faktörler tetikleyebilmektedir. Birinci derece akrabalarda bulunması hastalığın görülme riskini artırmaktadır. Sigara tüketimi de hastalığın oluşmasında etkili olabilmektedir. Anne sütü ile beslenmenin Crohn hastalığına karşı koruyucu olabilmektedir.Yanlış beslenme ve stresin önemli bir rolü olduğu düşünülmektedir.
Regülasyon tıbbı açısından bakıldığında olay oto immün bir süreçtir. Bağışıklık sisteminin vücudun kendi dokularına saldırması olan bu süreç vücudun mental, fiziksel ve biyokimyasal streslerinin belli bir tolerans eşiğini aşmasıyla oluşur. Mental stresler kişinin psikososyal çevresinde aşmakta zorlandığı sorunlar ve yaşadığı travmaları içerir. Fiziksel stresler doğumdan bugüne kişinin geçirdiği hastalıklar, kazalar ve ameliyatların bıraktığı sekellerden kaynaklanır. Biyokimyasal stresler ise kişinin yanlış beslenmesi, vitamin mineral eksiklikleri ve vücut bağ dokusunda biriken toksinlerden oluşur. Bu toplam stres yükü bedenin düzenleyici nöronal işletim sistemini ve hormonal dengesini bozar. Bağışıklık sisteminde de davranış değişikliğine yol açarak oto immüneteye yol açar.
Nasıl Teşhis Edilir?
Belirtilerin başlamasıyla gastroenteroloji bölümünde yapılacak olan kolonoskopi-endoskopi ve biopsi çalışmalarıyla kesin teşhis konulur.
Nasıl Tedavi Edilir?
Genellikle bağışıklık sisteminin kendi dokularına olan saldırısını baskılamak için kortizonlar, immun supresif ilaçlar ve biyolojik ajanlar gibi ilaç tedavileri verilir. İhtiyaç halinde ağrı kesiciler, ishal önleyiciler, bulantı kesen ilaçlar, B12, D vitamini, demir gibi takviyeler verilir. Bazı diyet önerileri yapılır. Ancak ilaçların kesilmesiyle hastalık belirtileri tekrarlar.
Regülasyon tıbbı açısından vücudun toplam stres yükünün bir dökümantasyonu yapılmalıdır. Bunun için kişinin doğumundan itibaren yaşadığı tüm stres ve hastalıkların ayrıntılı bir hikayesi alınır.
Muayenede vücudun hangi bölümlerinin kronik stres yükü altında olduğunu anlamak için segmental muayane, özellikle ince bağırsak kısmını etkileyebilecek bozucu alan muayenesi yapılır. Bozucu alan muayenesinde hastalık sekelleri ve yara izleri kinezyolojik kas testleriyle hastalığa katkısı açısından değerlendirilir.
Bioenformatif Analiz Yöntemleri İle (Uygulamalı Kinezyoloji, Bioscan, Kalp Atım Hızı Değişkenliği Yöntemi) kişinin besin duyarlılıkları, bağırsak flora ve candida durumu, vücudun asit, ağır metal gibi toksik yükleri, eksik vitamin ve mineraller değerlendirilir.
Dökümante edilen tüm stres yüklerinin bütüncül bir anlayışla tedavi edilmesi gerekir.
Bozulan nöranal işletim sistemini ve hormonal dengeyi sağlamak için Nöralterapi olmazsa olmaz bir tedavidir. Aynı zamanda bağırsakların sinir sistemini ve kanlanmasını da düzenler, enflamasyonu ve oto immünetiyi azaltır.
Hastanın bağırsak florası ihtiyaç duyduğu probiyotiklerle mikrobesinlerle desteklenmelidir. Hangi probiyotik ve mikrobesine ihtiyaç duyduğu yine bioenformatif analiz yöntemleriyle saptanmalı ezbere takviyeler vermekten kaçınılmalıdır.
Hastanın saptanan besin duyarlılıklarına yönelik kişiye özel bir beslenme programı hazırlanmalıdır.
Aynı şekilde vücutta biriken toksinler için kişiye özel kapsamlı bir Detoks Programı hazırlanmalıdır. Bu programda gerek ağızdan kullanılan ürünler gerekse damardan yapılan tedaviler kullanılır.
Hastanın psikolojik yükleri ön planda ise Psikokinezyoloji, Bach Çiçekleri ve Mikrosistem Akupunktur yöntemleri ile tedavi edilmelidir.
Rektal Ozon tedavisi enflamasyonun azaltılmasında katkı sağlar.
Planlanan bütüncül regülasyon tıbbı uygulamalarıyla hastalığı kalıcı bir iyilik dönemine sokmak mümkün olabilmektedir.
Neden Dr. Bilgehan Biçer?
Crohn hastalığı “ömür boyu kortizon kullanılacak” bir kader değildir. Biyolojik temelli yaklaşımımızla:
- Sadece bağırsaklara değil, hastalığı yaratan tüm sinirsel ve hormonal dengeye odaklanıyoruz.
- Ezbere probiyotik vermek yerine, cihazlı analizlerle vücudunuzun neye ihtiyacı olduğunu test ediyoruz.
- Rektal ozon ve Nöralterapi kombinasyonuyla bağırsak astarındaki hasarı hızla iyileştiriyoruz.
- Mental stresi göz ardı etmiyor; Psikokinezyoloji ile bağışıklığı yoran zihinsel yükleri temizliyoruz.
Sıkça Sorulan Sorular
Başka sorularınız mı var?
İhtiyacınız olan bilgileri hızlıca bulabilmeniz için bu bölümü oluşturduk. Sorularınıza yanıt bulmak çok kolay. Eğer daha fazla bilgiye ihtiyaç duyarsanız iletişim formunu kullanabilirsiniz.
Crohn hastalığının ülseratif kolitten farkı nedir?
Oluşum mekanizmaları benzese de; Crohn hastalığı daha çok ince bağırsağı tutar ve ülseratif kolitteki gibi bağırsak astarında kanamalı yaralara (kanlı ishal) pek yol açmaz.
İlaçlarımı kestiğimde şikayetlerim neden geri dönüyor?
Klasik ilaçlar bağışıklık sistemini geçici olarak baskılar. Hastalığı tetikleyen toksin, beslenme hataları ve stres yükü (kök nedenler) çözülmedikçe, ilaç kesildiğinde belirtiler tekrarlar.
Geçirdiğim eski bir ameliyatın Crohn ile ilgisi olabilir mi?
Evet; geçmişteki ameliyat veya yara izleri vücutta bir “bozucu alan” yaratarak, otonom sinir sistemi üzerinden bağırsak fonksiyonlarını ve bağışıklığı bozabilir.
Rektal ozon tedavisi Crohn hastalığında nasıl etki eder?
Bağırsaklara anüs yoluyla verilen medikal ozon gazı, o bölgedeki enflamasyonu (iltihabı) güçlü bir şekilde azaltır ve doku onarım sürecine ciddi katkı sağlar.
Psikolojik stres gerçekten bağırsağı hasta eder mi?
Kesinlikle. Çözülemeyen yoğun psikososyal travmalar (mental stres), sinir ve hormon dengesini bozarak bağışıklık sisteminde davranış değişikliğine ve otoimmün saldırılara neden olur.