Son yıllarda birçok fibromiyalji hastası glutensiz besleniyor. Ayrıca hastalar onlarca farklı takviye kullanıyor. Bununla birlikte düzenli vitamin ve mineral desteği alıyorlar. Fakat buna rağmen çoğu hasta tam olarak iyileşemiyor. Peki bu durum neden kaynaklanıyor?
Sorun Sadece Vitamin Eksikliği mi?
Vitaminler, mineraller ve doğru beslenme elbette çok önemlidir. Ancak insan bedeni yalnızca biyokimyasal bir yapıdan ibaret değildir. Bugün birçok yaklaşım sadece kan tahlillerine odaklanıyor. Ayrıca uzmanlar genellikle eksik vitaminleri veya bağırsak florasını inceliyor. Oysa fibromiyalji gibi kronik hastalıklarda problemi çok daha derinlerde arıyoruz.
İnsan Bedeni Sadece Fiziksel Bedenden Oluşmaz
Biz nöralterapistler insan bedenini çok katmanlı bir yapı olarak değerlendiriyoruz. Vücudumuz sadece kaslardan, organlardan veya vitaminlerden oluşmuyor. Bununla birlikte sinir sistemi ve hormonal sistem de devreye giriyor. Ayrıca zihinsel yapı ve duygusal yükler bu bütünün ayrılmaz bir parçasıdır. Dolayısıyla bedeni sadece kimyasal değil, aynı zamanda “regülasyonel” bir sistem olarak görüyoruz.
Peki Neden Takviyeler Tek Başına Yetmeyebilir?
Çünkü karşılaştığımız problem her zaman sadece biyokimyasal olmuyor. Örneğin kişi sürekli alarm durumunda yaşayan bir sinir sistemine sahip olabiliyor. Bunun yanında çözülmemiş içsel çatışmalar veya kronik stres yükü taşıyabiliyor. Vücutta bozucu alanlar bulunduğunda sadece vitamin vermek kesinlikle yeterli olmuyor. Sonuç olarak sistem hala büyük bir yük altında kalmaya devam ediyor.
Sinir Sistemi Alarmdaysa Ne Olur?
Sinir sistemi sürekli alarm durumunda kaldığında kaslar bir türlü gevşeyemiyor. Bu nedenle hastanın uyku kalitesi ciddi şekilde bozuluyor. Ayrıca bağırsak sistemi bu stres durumundan doğrudan etkileniyor. Nihayetinde hastanın ağrı hassasiyeti belirgin bir şekilde artıyor. Dolayısıyla kişi tüm takviyeleri alsa bile vücut hala “savaş modunda” yaşıyor.
Gerçek Bütüncül Yaklaşım Nedir?
Bizce gerçek bütüncül yaklaşım sadece takviye vermek veya diyet düzenlemek değildir. Aynı zamanda hastanın sinir sistemini de mutlaka regüle ediyoruz. Bu nedenle tedavimizde nöralterapi ve limbik sistem regülasyonuna büyük önem veriyoruz. Ayrıca stres yönetimi, nefes çalışmaları ve uyku düzenlemelerini sürece dahil ediyoruz. Çünkü asıl sorunu çoğu zaman sadece hücrede değil, sistemi yöneten ağda buluyoruz.
Sonuç
Takviyeler ve doğru beslenme fibromiyaljide elbette önemli destekler sağlıyor. Ancak bazı hastalarımızda bu yöntemler tek başına yeterli olmuyor. Çünkü fibromiyaljiyi sinir sistemi ve regülasyon sistemiyle ilişkili çok katmanlı bir tablo olarak değerlendiriyoruz. Bu nedenle sadece eksikleri yerine koymaya odaklanmıyoruz. Sonuç olarak vücudun yeniden dengede çalışabilmesini sağlıyoruz.


