Aynaya bakıyorsunuz ve yüzünüzün eskisi gibi görünmediğini hemen fark ediyorsunuz. Yüzünüzdeki değişim kesin, ancak tam olarak ne olduğunu tarif etmekte zorlanıyor olabilirsiniz. Dolayısıyla aklınızda muhtemelen şu iki soru beliriyor: “Yüzüm mü sarktı, yoksa yüzüm mü çöktü?”
Aslında bu iki durumu birbirinden tamamen ayırmamız gerekiyor. Çünkü medikal estetikte bu ayrımı doğru yapamazsak, uyguladığımız işlemler de maalesef yanlış sonuçlar verir ve doğal olmayan görünümlere yol açar.
Yüzdeki Değişimin İki Temel Nedeni
Zamanla yüzümüzde meydana gelen değişimler temel olarak iki farklı şekilde karşımıza çıkıyor:
-
Sarkma: Dokuların yer değiştirmesi.
-
Hacim Kaybı: Dokuların azalması.
Çoğu kişide bu iki durumu eş zamanlı olarak görüyoruz. Ancak yüzünüzde hangisi daha baskınsa, tedavi yaklaşımını da doğrudan o probleme yönelik özel olarak planlamalıyız.
Sarkma Nedir?
Sarkma, yerçekiminin ve azalan elastikiyetin etkisiyle yüz dokularının aşağı doğru yer değiştirmesi sürecidir. Özellikle sarkma problemi olan bir yüzde şu belirtileri kolayca fark edebilirsiniz:
-
Yanaklar aşağı doğru iner.
-
Çene hattı o keskin ve net görünümünü tamamen kaybeder.
-
Ayrıca boyun bölgesinde gevşeme ve sarkmalar oluşmaya başlar.
-
Sonuç olarak yüz genel anlamda aşağı düşmüş gibi görünür.
Burada temel problem hacim eksikliği değildir; aksine yüz dokularının yerçekimiyle konum değiştirmesidir.
Hacim Kaybı Nedir?
Hacim kaybında ise yüz dokusu, yani yağ yastıkçıkları ve kemik desteği zamanla azalmaya başlar. Eğer hacim kaybı yaşıyorsanız, yüzünüzde şunları gözlemleyebilirsiniz:
-
Yanaklar içe doğru çökmeye başlar.
-
Göz altlarında boşalmalar ve yorgun bir ifade ortaya çıkar.
-
Bununla birlikte yüz daha ince ve bitkin bir görünüme bürünür.
Bu senaryoda problem sarkmadan ziyade, yüzün yapısal destek kaybı yaşamasıdır.
Aynada Kendi Kendinize Nasıl Ayırt Edebilirsiniz?
Aynanın karşısına geçin ve kendinize şu kritik soruyu sorun: “Yüzüm aşağı doğru mu indi, yoksa içe doğru mu çöktü?”
-
Eğer yüzünüzün alt kısmında yığılmalar varsa ve yüzünüz aşağı doğru yer değiştirmişse, sarkma durumunun daha baskın olduğunu anlayabilirsiniz.
-
Öte yandan yüzünüzde genel bir çökme, incelme ve boşalma hissediyorsanız, bu defa hacim kaybı daha baskındır.
Medikal Estetikte En Sık Yaptığımız Hata
Birçok kişi sarkma problemini hacim kaybı sanarak yanlış bir beklentiye giriyor. Üstelik bu yanılgı, estetikteki en büyük hatalardan birine zemin hazırlıyor. Yüz zaten aşağı inmişken, durumu toparlamak adına gereksiz yere dolgu ekleyenleri sıklıkla görüyoruz.
Nitekim bu yanlış uygulama sonucunda yüz daha da ağırlaşıyor. Dışarıdan bakıldığında şiş bir görünüm ortaya çıkıyor ve nihayetinde yüzün doğal yapısı tamamen bozuluyor.
Doğru Yaklaşım Nasıl Olmalı?
Başarılı bir estetik müdahalenin ilk ve en önemli adımı kesinlikle doğru teşhistir. Öncelikle ihtiyacınız olan şeyin sarkmayı toparlamak mı, eksilen hacmi yerine koymak mı, yoksa ikisinin dengeli bir kombinasyonu mu olduğunu belirlemeliyiz. Ardından bu sorunun cevabına göre size en uygun planlamayı yapıyoruz.
Bazen eksilen dokuyu desteklemeyi seçiyoruz. Bazen sarkan dokuyu yukarı kaldırmayı tercih ediyoruz. Bazen de sırf doğallığı korumak adına hiçbir şey yapmamayı en doğru seçenek olarak değerlendiriyoruz.
Biz Yüze Nasıl Bakıyoruz?
Dr. Bilgehan Bey kliniğinde yüze yaklaşımımızı tam olarak bu temel üzerine kuruyoruz. Kısacası biz yüzü sadece dolgu yapılacak bir alan olarak görmüyoruz.
İlk aşamada daima “Bu yüzün gerçek problemi nedir?” sorusunu soruyoruz. Çünkü her yüz benzersizdir ve dolayısıyla her yüze standart bir işlem uygulamıyoruz.
Sonuç
Yüzünüzdeki değişimi doğru okumak, alacağınız sonucun kalitesini doğrudan belirler. Unutmayın ki her sarkmayı dolgu ile düzeltemeyiz, aynı şekilde her çökmeyi de lifting işlemi ile gideremeyiz. Bu nedenle medikal estetikte en önemli ve vazgeçilmez adım, uzman bir hekimin yapacağı doğru analizdir.